|
Harezmi ( 770 -
840 )
Tam adı Muhammed Bin Musa el - Harezmi olan büyük
bilim adamı, Horasanda (Özbekistanın Karizmi
kentinde) doğmuştur. Hayatının büyük bir bölümü
Bağdatda (Beytül Hikmede) matematik, astronomi ve
coğrafya konularında çalışarak geçmiştir.Cebirin
kurucusu olan Harezminin iki önemli matematik
kitabı vardır; "Cebir" ve "Hint Hesabı".Harezm'de
temel eğitimini alan Harezmi gençlinin ilk
yıllarında Bağdat'taki ileri bilim atmosferinin
varlığını öğrenir.
İlmi konulara doyumsuz denilebilecek seviyedeki bir
aşkla bağlı olan Harezmi ilmi konularda çalışma
idealini gerçekleştirmek için Bağdat'a gelir ve
yerleşir. Devrinde bilginleri himayesi ile meşhur
olan abbasi halifesi Mem'un Harezmideki ilm
kabiliyetten haberdar olunca onu kendisi tarafından
Eski Mısır, Mezopotamya, Grek ve Eski hint
medeniyetlerine ait eserlerle zenginleştirilmiş
Bağdat Saray Kütüphanesinin idaresinde
görevlendirilir. Daha sonra da Bağdat Saray
Kütüphanesindeki yabancı eserlerin tercümesini
yapmak amacıyla kurulan bir tercüme akademisi olan
Beyt'ül Hikme 'de görevlendirilir. Böylece Harezmi
Bağdat'ta inceleme ve araştırma yapabilmek için
gerekli bütün maddi ve manevi imkanlara kavuşur.
Burada hayata ait bütün endişelerden uzak olarak
matematik ve astronomi ile ilgili araştırmalarına
başlar.
Bağdat bilim atmosferi içerisinde kısa zamanda üne
kavuşan Harezmi Şam'da bulunan Kasiyun
Rasathanesin'de çalışan bilim heyetinde ve
yerkürenin bir derecelik meridyen yayı uzunluğunu
ölçmek için Sincar Ovasına giden bilim heyetinde
bulunduğu gibi Hint matematiğini incelemek için
Afganistan üzerinden Hindistana giden bilim heyetine
başkanlık da etmiştir.
Harezmi 'nin latinceye çevrilen eserlerinden olan
El-Kitab 'ul Muhtasar fi 'l Hesab 'il cebri ve 'l
Mukabele adlı eserinde ikinci dereceden bir
bilinmeyenli ve iki bilinmeyenli denklem
sistemlerinin çözümlerini inceler.
El Harizmi matematiğin yanısıra astronomi ve
coğrafya ilimlerinde de eserler vermiştir.
Astronomik cetvellerle ilgili kitaplar yazmış ve bu
eserler 12. y.y. da Latince' ye çevrilmiştir. Bunu
yanısıra Ptolemy'nin coğrafya kitabını düzeltmelerle
yeniden yazmış, 70 tane bilim adamıyla birlikte
çalışarak 830 yılında bir dünya haritası çizmiştir.
Dünyanın çevresini ve hacmini hesaplama
çalışmalarında yer almıştır. Güneş saatleri,
usturlaplar ve saatler üzerine yazılmış eserleri de
vardır.
Cebire Yaptığı Katkılar Lütfi Gökerin 'Matematik
Tarihi ve Türk İslam Matematikçilerinin Yeri' adlı
eserinde de denildiği gibi Harezmi cebiri müstakil
bir bilim dalı haline getiren bilgindir. Yalnız
cebiri müstakil bir bilim dalı haline getirmekle
kalmamış, zamanın en kapsamlı ve en sistemli cebir
kitabını yazarak da kendinden sonraki nesillere
cebiri öğreten referans kaynağı olma vasfı
kazanmıştır. Harezminin cebirle ilgili konuları
kapsayan kitabı onun aynı zamanda latinceye çevrilen
3 önemli eserinden biri,belkide en önemlisi olan
'El-Kitabül Muhtasar fi Hesabil Cebr vel
Mukabele' dir. Bu eserde Harezmi yeni teoremler ve
problemlere sunduğu yeni çözüm yöntemleri ile Avrupa
matematiğine de ışık tutmuştur.(Her ne kadar eser
300 yıl sonra Latinceye çevrilmiş ve Avrupa; cebiri
,doğudan 300 yıl geride takip edebilmişse de..)
Cebr vel Mukabelenin İçeriği
Eser bir önsöz beş asıl ve bir ek bölümden
oluşmaktadır.
Birinci bölüm altı ayrı tiptekibirinci ve ikinci
derece denklemin geometrik çözümünü ve ikinci derece
tam olmayan üç farklı tipteki denklemin özgün
çözümünü içermektedir. İkinci bölümde Harezmi ikinci
derece 3 denklem tipinin çözümünü sunmuştur. Harezmi
burada bilinmeyen için şey (bugünkü x), a ve b
katsayıları için dirhem ve x ile katsayı çarpımları
için kaab sözcüğünü kullanmıştır.Harezmi günümüz
matematiğinde 'bir bilinmeyenli ikinci dereceden
denklem'i bulan matematikçidir.Denklemin çözümünü
çizim yöntemi ile yani geometrik yolla ilk kez o
açıklamıştır.Dolayısı ile bugün kullandığımız ve
Avrupa menşeili zannettiğimiz formül; batıdan 700
yıl önce Harezmi nin cebirindeki müstesna yerini
çoktan almıştı.
Üçüncü bölümde özdeşlikler ve çarpanlara ayırma
konusu ile ilgili örneklere yer vermiş yani iki
terimli bir çarpım sonucunun nasıl bulunacağını
ifade etmiştir.
Dördüncü bölümde bugünkü ifade ediliş biçimi ile
köklü ifadelerle ilgili örnekler vermiş, beşinci
bölümü ise cebirle ilgili aşağıdakine benzer
problemlere ayırmıştır.
10 sayısını öyle iki kısma ayırınız ki bunların
kareleri toplamı 58 sayısına eşit olsun
10 sayısını öyle iki kısma ayırınız ki bunların
kareleri farkı 40 a eşit olsun.
Analitik Geometriyi Tesis Edişi
Avrupa bilim dünyasının tartışmasız kabul ettiği bir
olgudur; analitik geometriyi Descartesin kurduğu
kabulü.. Derler ki analitik gometri Descartesin 'La
Geometri' adlı eseri ile başlar. Oysa bir gerçek
apaçık ortada durmaktadır. Descartesten tam 830
yılönce bir Türk bilgininin yazdığı bir eserde
ikinci derece tam olmayan denklemlerin çözümü
verilmiştir.Bu denklemlerin çözümü için sunulan iki
çözüm yönteminden biri;kare ve dikdörtgen yöntemi
olarak adlandırılan geometrik çözüm yöntemidir ki,
bu matematik tarihinde bir ilktir. Yani ilk kez
cebire matematik girmiş, dolayısı ile ilk kez
cebirsel (analitik) geometriye dair bir örnek
matematiğin hizmetine sunulmuştur.Buradan da şu
sonuç çıkıyor ki analitik geometriyi Descartes değil
Harezmi kurmuştur.
Sıfır Sayısını İlk Kez Kullanması
Paramızda , sınav notlarımızda ya da
bilgisayarımızın kodlarında (Biliyoruz ki
bilgisayarlar ikilik sistemi kullanır. Yani sadece 1
ve 0.. O yüzden sıfır olmasa bugün bilgisayar
denilen bir nesne yi kullanamız imkansız yakın bir
güçlükte olurdu) sıkça rastladığım sıfır sayısını
kime borçluyuz dersiniz?Bu da bir batılının müthiş
buluşlarından(!) biri mi yoksa? Cevabınız evetse...
Yanıldınız. Şu sözcükler bir kulak verin:
Sekiz diğer sekizden çıkınca geriye bir şey kalmaz.
Boş kalmaması için bir dairecik koy!
İşte böyle diyor Harezmi; hint hesabını anlatan ve
latinceye tercümesi yapılan ikinci yapıtında.. Yani
'Kitab al-Muhtasar fil Hisap al Hind 'de.Bu eserin
matematik tarihindeki iki önemli rolü daha
bulunmaktadır. Bunlardan ilki Avrupalıların toplama
ve çıkarmaya ait örnekleri ilk kez bu eserde
bulması, diğeri ise rakamların birler basmağından
başlanarak sağdan sola yazıldığını ilk kez bu eserle
öğrenmeleri.
Harezminin hint hesabı ve bunlarla yapılabilecek
işlemleri tanıtmak üzere yazdığı kitabının Salem
manastırında bulunan ve 13. yüzyıl başından
kaynaklanan İtalyanca bir çevirisinde,metni
çoğaltmakla yükümlü yazıcı kendi görüşlerini de
eklemeden duramamış:
"Tüm sayılar bir'den çıkmıştır, bir ise sıfır'dan.
Sıfırda büyük bir mabedin saklı olduğunu bilmek
gerek: O (Tanrı),ne başlangıcı ne de sonu olan
sıfır'da simgelenir ve tıpkı sıfır gibine çoğalır,
ne de azalır; ne O'na akan, ne de O'ndan kopan bir
ırmak vardır. Ve sıfırın tüm sayıları on katı
çoğaltması gibi, O da, yalnızca on kat değil,
binlerce kat çoğaltır, hatta doğrusu, O her şeyi
hiçlikten yaratır, esirger ve yönlendirir."
Şunu belirtmek de fayda var ki sıfırın varlığını ilk
kez Hintliler hissetmiş ve rakamları yazarken sıfır
yerine boşluk kullanmışlardır.Bu ise hiç de pratik
değildir. Ancak ona bir sembol veren ve kimlik
kazandıran ve eserinde
9 rakam ve bu yeni sembol ile tüm işlemleri yapmak
mümkündür
diyen Harezmi sıfırın gerçek kaşifidir.Yani sıfırı
diğer rakamlara ekleyerek onluk sistemi tamamlayan
adamdır o. Böylece hintlilerin sunya dediği sıfır,
İslam bilim dünyasında içi boş anlamına gelen
es-sıfır ile gerçek kimliğine kavuşmuş ve Avrupaya
olan yolculuğuna başlamıştır. Almanlar ona ziffer,
Fransızlar chiffre adını vermişlerdir.Yalnız sıfırın
Fransızca isminde çok ilginç bir husus vardır.
Chiffre aynı zamanda şifre anlamına da gelmektedir.
Acaba sıfırdaki muhteşem gücü hisseden Fransızlar
onda gizleniş olan şifrenin ne olduğunu düşünüyorlar
dersiniz.
Eserleri
Harezminin tercümeleri yapılan eserlerinden ilki
Cebr vel Mukabele dir.Eserin ilk tercümesi 1145
yılında, bir başka Latince tercümesi 1183te,
Almanca tercümesi 1461, İngilizce tercümesi 1831 ve
1841 yıllarında Londrada ve 1915 yılında New
Yorkda yayınlanmıştır. Bu eser Avrupa da yayınlanan
ilk cebir kitabıdır.dolayısıyla 1145 Avrupa da
cebirin doğuş tarihidir. Harezminin ikinci önemli
eseri ise Hintlilerin yaptığı işlemler ve
uygulamaları inceleyip geliştirdiği eseri olan Kitab
al Muhtasar fil Hisab al-Hind dir.830 yılında
yazılan
ve şu anda Viyana Saray Kütüphanesinde bulunan bu
eserin ilk tercümesi 1143 te yapılmıştır.Diğer bir
kopyası ise Salem Manastırında bulunan ve bugün
Heidelberg de saklanan kopyasıdır.Harezminin bunun
dışında latinceye
çevrilen bir eseri daha bulunmaktadır.
Avrupa da Harezmi
Al-Kourism derler, Harezmiye Avrupada..
Algoritmanın kurucusudur o. Algoritmaya isim veren
(algoritma sözcüğü el-Harezminin Avrupadaki
yazılışı olan al-Kourism den türemiştir) Harezmi
eserlerinin latinceye tercüme edilmeye başladığı
1145 ten beri büyük bir ilgi ile izlenmektedir,
Avrupa da. Denilebilir ki o, gerek eserlerinde ilk
kez sunduğu cebirsel işlem , teorem ve ispatlarla
gerekse kendinden önce bilinenleri derleyip
geliştirerek matematiğin istifadesine sunmak üzere
eserlerinde bir araya getirişi ile Avrupanın
matematiği açılan kapısı olmuştur. Hatta bazı
Avrupalı tarihçiler Avrupa da rönesansın öncülerinin
iddia edildiği gibi Grek uygarlığı değil, Harezmi ve
onu takip eden bilginlerin vasıtasıyla (Ömer Hayyam
,Ebul Vefa ,Gıyasüddin Cemşid gibi) doğudan
öğrenilen ve uygulanan yenilikler olduğunu ifade
edebilme cesaretini göstermişlerdir.Velhasıl ışık
doğudan yükselmiştir. Bugün her ne kadar batının
semasını aydınlatsa da..
|