FALİH RIFKI ATAY (1894-1971) .:.
Gazeteci ve yazar. 1894 yılında İstanbul'da doğdu. Fıkra, makale, gezi
türlerindeki gazete yazılarıyla ve özellikle Atatürk'ü yakından tanıtan
anılarıyla ün kazanan Falih Rıfkı Atay, Kovacılar semtindeki Rehberi Tahsil
Rüştiyesi'ni bitirdikten sonra Hüseyin Cahit'in Yalçın müdürlük yaptığı Mercan
İdadisi'nde öğrenimini tamamladı. Darülfünunun Edebiyat bölümünü bitirdi.
İdadide edebiyat öğretmeni olan Celal Sahir Erozan ile kendisinden bir ileri
sınıfta okuyan Orhan Seyfi Orhon, Falih Rıfkı'nın edebiyat beğenisinin
gelişmesine yardımcı oldular. İlk Yazıları, Serveti Fünun dergisinin genç
yazarlara ayrılan ek sayfalarında yayımlanan Falih Rıfkı'nın Tecelli(1911)
dergisi ile Süleyman Bahri'nin yönettiği Kadın(1912) dergisinde Cenap Şahabettin
ile Ahmet Haşim'in eserlerini hatırlatan şiirleri çıktı.
1912'de Tanin gazetesinde düz yazıları yayımlanmağa başladı; İstanbul
Mektupları, Edirne mektupları gibi yazıları çıktı. 1913-1914 yıllarında sadaret
ve Dahiliye Nazırlığı kalemlerinde çalıştı. Dahiliye Vekili Talat Paşa ile
birlikte gittiği Bükreş'ten Tanin gazetesine röportaj yazıları yolladı. Bu
dönemdeki yazıları, Türkçülük ve Türkçecilik akımlarının etkisini taşıyordu. I.
Dünya Savaşında yedek subay olarak Suriye'ye gitti; 4. Ordu kumandanı Cemal
Paşa'nın hususi katipliğini yaptı. Suriye ve Filistin'deki savaş anılarını "Ateş
ve Güneş" (1918) kitabında topladı. Cemal Paşa'nın Bahriye nazırı olması üzerine
Kalemi Mahsusa müdür yardımcılığına getirildi (1917). Kazım Şinasi Dersan,
Necmettin Sadık Sadak, Ali Naci Karacan ile birlikte Akşam Gazetesini çıkarmağa
başladı (1918). Bu gazetede Günün Fıkraları başlığıyla sürekli yazılar yazdı.
Kurtuluş Savaşını destekleyen etkili yazıları dolayısıyla idam istenerek Kürt
Mustafa Divanı Harbi'ne verildi. Fakat İnönü Zaferinin kazanılması üzerine
Divanı Harp tutumunu değiştirdiği için idamdan kurtuldu. Kurtuluş Savaşı sona
erdiği sırada İzmir'de Atatürk ile görüşmeğe gelen gazeteciler arasındaydı.
Atatürk'ün isteği üzerine İkinci Büyük Millet Meclisi'ne Bolu'dan milletvekili
seçildi (1922). Daha sonra uzun yıllar Ankara Milletvekili olarak T.B.M.M.'de
bulundu. Hakimiyeti Milliye, Milliyet ve Ulus gazetelerinin başyazarlığını
yaptı.
Yeni Türk Alfabesinin hazırlanması ve uygulanması sırasında Dil Encümeninde
görev aldı. Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın tutumuna şiddetle karşı çıktı. Ulus
gazetesinin başyazarlığını yaptığı dönemde Ankara şehir planı jürisinde üyelik
ve İmar Komisyonunda başkanlık yaptı. 1946'da çok partili döneme geçildikten
sonra Ulus gazetesinde CHP'nin savunuculuğunu sürdürdü. Demokrat Parti'nin
1950'de iktidara geçmesinden sonra Dünya Gazetesini kurarak (1952) muhalefete
geçti; yeni iktidara karşı Atatürk devrimlerini savundu.
Falih Rıfkı Atay, sağlam, atak, çekici, anlatımı ve duru Türkçesiyle Cumhuriyet
basınının Encümeninde usta kalemlerinden biriydi. Günlük siyasi olayları ele
alan başyazı ve fıkraları yanında Ulus ve Dünya gazetelerinde Pazar günleri
yayımladığı haftalık yazılarında çok usta bir deneme ve söyleşi yazarı niteliği
gösteriyordu. Gezi ve anı türlerinde Cumhuriyet döneminin çok ilginç ürünlerini
verdi.
Eserleri: "Eski Saat" (1933), "Niçin Kurtulmamak?" (1953), "Çile" (1955),
"İnanç" (1965), "Kurtuluş" (1966), "Pazar" "Konuşmaları" (1966), "Bayrak"
(1970), "Ateş ve Güneş" (1918), "Atatürk'ün Bana Anlattıkları" (1955), "Mustafa
Kemal'in Mütareke defteri" (1955), "Çankaya" (1961), "Batış Yılları" (1963),
"Atatürk'ün Hatıraları" ; "1914-19" (1965), "Atatürk Ne idi?" (1968), "Faşist
Roma", "Kemalist Tiran, Kaybolmuş Makedonya" (1930), "Deniz Aşırı" (1931), "Yeni
Rusya" (1931), "Moskova-Roma" (1932), "Bizim Akdeniz" (1934), "Taymis Kıyıları"
(1934), "Tuna Kıyıları" (1938), "Hind" (1944), "Yolcu Defteri" (1946),
"Atatürkçülük Nedir?" (1966), "Roman" (1932).