|
Birinci Dünya Savaşı
Sırasında Doğu Anadolu'da Ermeni Faaliyetleri Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşına dahil olduğunda açtığı ilk cephelerden birisi Doğu Cephesi idi. Bu cephede Rus birlikleri içerisinde 150.000 Ermeni gönüllüsü vardı ve bunların çoğu Avrupa sınırından transfer edilmişti. Gönüllülerin görevleri, Rus düzenli birliklerine destek olmak ve bu bölgede onlara öncülük etmekti1. Gönüllü birliklerinin başında 1890 yılından itibaren Anadoluda birçok isyan olayına karışmış Ermeni çete reisleri vardı. Bunlar, Osmanlı Devleti ile kesin bir şekilde yollarını ayırmış, siyasi suçlu durumunda olan ve aranan Ermenilerdi. Bu çeteler aşırı Ermeni milliyetçisi idiler, katı bir Türk düşmanlıkları vardı ve düzenli bir askeri eğitim almamışlardı.Bunlara göre bağımsız Ermenistanın kurulabilmesi için Doğu Anadolu Bölgesindeki Türklerin temizlenmesi şarttı. Çeteler, savaş başlar başlamaz bu düşüncelerini ortaya koymaya başladılar2. Rus komutanları bile bu Ermenilerin taşkınlıklarını önleyemiyorlardı. Van kıtaları komutanı General Nikolayev 1 Temmuz 1915te Kafkas Orduları Komutanına gönderdiği telgrafında, Ermeni gönüllülerinden şikâyet ederek, devamlı yağma hareketinde bulunduklarını ve her türlü cinayeti işlemekten zevk aldıklarını, bunların önüne geçmek için Vanda divan-ı harp kurulduğunu, disiplin birlikleri teşkil edildiğini ve artık gönüllü birlikler alınmamasını istedi3.
1916 yılında Antranik ve çetesi Van ve Bitlis çevresinde yakmadık köy bırakmadılar, on binlerce insanın katlettiler. Antranikin emrinde çalışan Arşak adlı Ermeni çete reisi de birliğiyle Erzurum ve Erzincanda yapılanları Bayburd ve İspir kazalarında yaptı4. Bu çete gruplarına Avrupa ve Amerikadaki Ermenilerden devamlı yardım geliyordu. 1915 yılı ortalarında Amerikadaki Taşnaklar bu çetelere 4.700 ruble göndermişlerdi5.
İtilaf Devletleri arasında yapılan gizli anlaşmalarla Doğu Anadolu Bölgesi Rusyaya terk edilmişti. Rusya, Ermenilere burada bağımsız bir Ermenistan kuracağını vaat ederken, gizliden gizliye bu bölgenin Ruslaştırılmasına çalışıyordu.
Rusların 1914-1915 yılında Kafkasyanın Müslümanlardan temizlenmesi ve sürülmesi işini6, 1916 yılından itibaren bu çeteler Doğu Anadolunun işgal edilmiş bölgesinde uygulamaya başladılar. Rusyada 1917 yılının Şubat ayından itibaren yeni gelişmelerin olması ve ihtilalin ortaya çıkması Rus askerlerini savaş konusunda isteksiz hale getirdi ve bunların yerini Ermeni çeteleri doldurmaya başladılar. Uluslar arası alanda yeni bir durum
* Sakarya Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü 1 Hovannisian, Armenia on the Road to Independence, s. 44. 2 Chalebian, General Andranik, s. 227-228. 3 Azmi Süslü, Ruslara Göre Ermenilerin Türklere Yaptığı Mezalim, Ankara, 1987, s. 27. 4 Arşiv Belgelerine Göre Kafkasyada ve Anadoluda Ermeni Mezalimi I (1906-1918), Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müd., Ankara, 1995, s. 273-330. 5 ATBD. sayı: 76, Belge No: 1645. 6 Süslü, Ermeniler ve 1915 Tehcir Olayı, s. 109-110. aramaya başladılar. Akla ilk gelen de savaşın başından beri Osmanlı Devletine karşı savaşan Ermenilerdi. Kafkasyada İngilizler, Kilikyada Fransızlar hazır askerleri durumundaki Ermenileri silah ve teçhizat yönünden desteklediler. Bu durum Ermenilerin dikkatini Rusyadan İngiltereye ve Fransaya çevirdi. Bundan sonraki aşamada İngilizler Doğu Anadoluda büyük Ermenistanın kurulması görevini üstlendiler. Bu sebeplerden dolayı Kafkasya ve Doğu Anadoluda Türklere karşı yapılan katliama göz yumdukları gibi destek de oldular.
Bolşevik İhtilalini takiben Sovyet hükümeti ilhaksız barış istemiş, bunun sonucu olarak Rus-Kafkas cephesindeki dağılma hızlanmıştı. Dağılma ile birlikte Rus cephesinin gerisinde milli kıtalar ortaya çıkmış, Ermeni ve Gürcü birliklerinin oluşturulmasına başlanmıştı. Rus makamları siyasi emellerle Ermeni birlikleri vücuda getirmeye çalışıyorlardı. Rus ve Ermeni subayları kumandasında ve Rus silahları ile teçhiz edilmiş olan bu birliklerin, Rus mıntıkasında göreve başlamaları, Türk ve İslâm ahalisi için endişe verici idi7.
Rusyada meydana gelen ihtilal sonunda, Kafkaslarda oluşan boşluğun etkisiyle, Ermeni, Gürcü ve Azeriler 14 Kasım 1917 tarihinde merkezi Tiflis olan Mavera-yı Kafkas Hükümetini kurdular. Bu hükümet kendisini Rusyanın bir parçası sayıyordu ve hükümeti oluşturan milletler arasında da bir görüş birliği yoktu. Gürcüler, Ermeniler ve Azeriler her biri milli teşkilatlarını kurmuş ve milli amaçlarını gerçekleştirme yolunu tutmuşlardı. Ermeniler ve Gürcüler kısa süre içerisinde askeri teşkilatlarını tamamlama fırsatı buldular. Zira onlara hem Sovyet idareciler hem de İtilaf Devletleri yardımcı olmaya başlamışlardı 8.
Rusyada ihtilali başarıyla sona erdiren Bolşevikler, ihtilalin ertesi günü 26 Ekim 1917de Barış Bildirgesi yayınladılar. Buna göre, savaşan bütün devletler hemen harbe son vermeli, mütareke akdetmeli, hiçbir arazi parçası ilhak etmeksizin ve harp tazminatı ödemeksizin, demokratik ve adil bir barış akdetmeliydiler.
Bolşevikler bu barış teklifinden bir sonuç alamayınca İttifak Devletlerine müracaat ettiler. Osmanlı ve Rus delegeleri 18 Aralık 1917de Erzincanda bir mütareke akd ettiler. Bu mütareke ile 29 Ekim 1914 tarihinde başlamış olan Osmanlı Rus Harbi sona ermiş oluyordu9. Erzincan Mütarekesinden sonra barış görüşmeleri 9 Ocak 1918 tarihinde Brest-Litovskta başladı. Görüşmeler 3 Mart 1918de imzalanan anlaşma ile sona erdi. Barış ile birlikte, İttifak Devletleri ile Rusya arasındaki savaş resmen sona erdi. Osmanlı Devleti bu barış ile 1877-78 harbinde Ruslara bıraktığı Elviye-i Selâse (Kars, Ardahan, Batum)u elde etmişti10. Brest-Litovsk Kafkasyada önemli bazı siyasi gelişmelerin başlangıç noktası oldu. Bu barışın etkisiyle, 1918 baharında önemli siyasi ve askeri gelişmelere sahne olan Kafkasya, tüm Avrupa ülkelerinin ilgisini çekmeye başladı ve bu ilgi
7 Akdes Nimet Kurat, Türkiye ve Rusya, Ankara, 1990, s. 301-302. 8 İzzet Öztoprak, Maverayı Kafkas Hükûmeti, Sekizinci Askeri Tarih Semineri Bildirileri, I, Ankara, 2003, s.127- 128. 9 Kurat, Türkiye ve Rusya, s. 332-333. 10 Brest-Litovsk barışı ve görüşmeleri hakkında geniş bilgi için bkz. Selami Kılıç, Türk-Sovyet İlişkilerinin Doğuşu (Brest-Litovsk Barışı ve Müzakereleri), İstanbul, 1998. kültürel bağlarını koparmak istemiyor, bu yüzden Kafkasyadaki olayları yakından takip ederek yönlendirmek istiyordu11 .Sovyet idarecileri de Kafkasyadan vazgeçmek niyetinde değillerdi. Daha Brest- Litovskta barış görüşmeleri devam ederken, 13 Ocak 1918de Petrogradta, Pravda Gazetesinde Lenin, Stalin, Bonç-Brueviç ve Gobunof imzalı 13 Nolu Dekret diye bilinen bildiri yayınlandı. Bu bildiride şu noktalar üzerinde duruluyordu:
Ermeni istiklâli için teminât-ı evveliye.
Petersburgdan; Ahali komiserleri meclisi âtidaki kararnameyi neşrediyor: Rusya ve Türkiyedeki Ermeniler bağımsızlıklarını alana kadar onlara yardım edeceğiz. Bu ancak şu şekilde olabilir:
1- Kıtaat-ı askeriyenin derhal Ermenistan-ı Türki hududunun öte tarafına çekilmesi, Ermenistan ahalisinin emniyet-i şahsiye ve mâliyesini temin maksadıyla hemen Ermeni ahaliden bir meclis kuvvetinin teşkili.
2- Memalik-i muhtelifiye hicret etmiş veya dağılmış bulunan Ermenistan-ı Türki dahilindeki Ermenilerin bilâ mani memleketlerine iadesi.
3- Osmanlı Hükümeti tarafından zorla hicret ettirilen Ermenilerin Ermenistan-ı Türki içerisindeki yerlerine iadesi. Ahali komiserleri Türklerle yaptıkları barış görüşmelerinde bunu şart koşmaktadır.
4- Ermenilerin demokrat seçimler sonunda geçici bir meclis kurmaları.
5- Ermenistan-ı Türki dahilindeki kıtaatın çektirilmesi için İstefan Şaumyan (Kafkasya Umur-ı Hariciye Komiseri) Ermenistan-ı Türki ahalisine ibraz etmelidir.
6- Ermenistanın hududu, komşuları ile yapacağı görüşmeler sonunda tespit edilecektir.12.
Bu dekret Rusların, Ermenileri silahlandırdıktan sonra Türk topraklarından çekileceklerini ortaya koymaktaydı. Bu decreti takiben Doğu Anadoluda Ermenilerin Müslüman ahaliye karşı zulümleri daha da artmıştır.
Erzincan Mütarekesinden sonra, cepheyi boşaltan Rus kuvvetlerinin yerini, Ermeni birlikleri almaya başladı. Bu birliklerden başka, iç asayişi korumak bahanesiyle Ermeni milis teşkilatı da kurulmuştu. Mahalli idarelere Rus askeri makamlar tarafından Ermeni memurlar tayin edildi. Böylece Brest-Letovsk Barışına göre Doğu Anadoludan Rus kuvvetlerinin çekilmesinden sonra bölgede bir Ermeni Devleti kurulması için ciddi hazırlıklar başlatılmıştı. Lenin ve Ermeni Bolşevikler, Rus askerleri tamamıyla çekilmeden
11 Selami Kılıç, Unutulmuş Barış: Brest-Litovsk-Mart 1918- Yankıları Türk ve Dünya Tarihindeki Önemi, Osmanlı, c. II, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, s. 634. 12 BOA.BEO. Sadaret Evrakı (A.VRK.) 817/40 (La Sivil Gazetesinin 18 Kanunısani 1918 tarihli nüshasından); Gürün, Ermeni Dosyası, s. 233; Kurat, Türkiye ve Rusya, s. 336-337. 13 İ. Ethem Atnur, Osmanlı Yönetiminden Sovyet Yönetimine Kadar Nahçıvan (1918-1922), Ankara, 2001, s. 9. Erzincan Mütarekesine göre, Trabzondan başlayan bir hat üzerinden Van- Başkaleye kadar olan bölge her iki tarafça da ihlâl edilmeyecekti. Fakat bu bölgede Ermeni çeteler türeyince durum değişti. Enver Paşa 17 Aralık 1917de 3. Ordu Komutanı Vehip Paşaya gönderdiği bir telgrafta, işgal altındaki arazide Ermeni çetelerinin Müslüman ahaliye karşı fırsat buldukça mezalimler yaptığından bu konuda Rus ordusu komutanlığına gerekli tedbirlerin alınması için müracaatta bulunmasını istemişti14.
Daha savaşın başında, Kuzey İran-Van Harekâtının sorumlusu General Nazarbekov kumandasında Erivan, Van-Erzincan bölgelerini içine alan bir Ermeni ordusu kurulmuştu. Bu ordu üç tugaydan meydana geliyordu. Birinci Tugay 1914-1915 yıllarında Ermeni gönüllüleri ile Osmanlı Devletine karşı savaşan General Dro (Drestamet Kanayan), ikinci tugay Albay Silikyan, üçüncüsü ise General Antranike bağlı idi15. Bu üç tugay Erzincan Mütarekesinden önce bölgede katliamlara başlamışlardı.
Ermenilerin yaptığı katliamlar Tanin Gazetesinin 13 Mart 1918 tarihli nüshasında şu şekilde yer alıyordu:... Rusya ile mütareke akdedildiği günden ve Rusyanın muhtelif aksamına mensup Rus askerleri, Şarki Anadoluda işgal ettikleri araziyi birer birer bırakıp çekilmeye başladıktan beri, Şarki Anadolu vilayetlerimizde Rus askeri kıyafetine giren ve Rus askerlerinin bırakıp gittikleri esliha ve mühimmatı elde eden Ermeni çeteleri, umumi bir sistem dahilinde pek feci mezalim ikaına girişmi |