V.İÇ GELİŞMELER, HÜKÜMET DEĞİŞİKLİKLERİ, YENİ PARTİLER
A. İttihat ve Terakki Partisi'nin Kapatılması
ttihatçılar Büyük Savaşın kaybedildiğini anlayınca, yeni bir hükümetin kurulmasına olanak sağlamak için istifa etmenin uygun olacağını düşünmüşler ve Sadrazam Talat Paşa, 8 Ekim 1918'de Padişah Vahdettin'e istifasını sunmuştu. İttihatçılar hükümette etkin olarak görev almamakla birlikte, yeni hükümeti perde arkasından denetlemeyi de ihmal etmemişlerdi. Ordunun ve bürokrasinin yüksek yönetim kadrolarında, hala, İttihatçılar'ın bulunması da bu girişimlerini kolaylaştırıyordu. Ahmet İzzet Paşa Hükümeti döneminde imzalanan Mondros Ateşkesi'nin yarattığı tepkilerin ve hükümete yönelik baskıların giderek artması üzerine, ülke içinde İttihat ve Terakki adı altında siyasi faaliyette bulunmanın olanaksız hale geldiğini gören İttihatçı önderleri, bu partinin olağanüstü bir kongre toplamasına karar verdiler. Bu sırada aralarında Fethi (Okyar) Bey'in de bulunduğu bir grup İttihatçı, "Osmanlı Hürriyetperver Avam Fırkası"nı kurdular. İttihatçılar'ın son kongresi de Kasım1918'de toplandı. Kongre'nin devam ettiği günlerde, 2/3 Kasım gecesi, İttihatçı önderlerden Enver,Talat, Cemal Paşalar ile bazı ileri gelenler, bir Alman torpidosuyla İstanbul'u terkettiler. Kongrede yapılan uzun tartışmalardan sonra, İttihat ve Terakki'nin kapanmasına ve Teceddüt Fırkası adı ile yeni bir parti kurulmasına karar verildi. Böylelikle Türk siyasi tarihinde önemli bir yeri olan İttihat ve Terakki adı tarihe karışacak, ancak İttihatçılık düşünce olarak, yaşamaya devam edecek ve yakın tarihlere kadar etkisini sürdürecekti.
B. Saray Bab-ı Âli Çekişmesi ve Hükümet Değişikliği
Mondros Ateşkesi'ni onaylayan Ahmet İzzet Paşa Hükümeti, Anlaşma Devletleri'ne karşı padişah Vahdettin'i uyarmaya çalıştıysa da, bu girişimlerin Padişah Vahdettin'e olumlu bir etkisi olmadı. Sadrazam Ahmet İzzet Paşa, basın ve muhalefet tarafından ağır eleştirilerle karşı karşıya kaldı ve İttihatçılar'ın kaçmasından da sorumlu tutulunca, 9 Kasım 1918'de istifa etti.
C. Tevfik Paşa Kabinesi, Soruşturmalar ve Tutuklamalar
Yeni kabine, 11 Kasım'da yaşlı devlet adamı Tevfik Paşa tarafından kuruldu. Aynı günlerde (23 Kasım 1918) bir Fransız generalinin komuta ettiği askeri birlik, İstanbul'da yaşayan azınlıkların sevinç gösterileri arasında kente girdi. Bu bir şekilde, İstanbul'un fiilen işgali demekti. Bu gelişmeden de cesaret alan Hükümet, işgalcilerin de baskısı ile İttihatçılar'a karşı sert önlemler almaya başladı. Savaş suçlusu ve Ermeni göçünden dolayı sorumlu tutulan bir çok İttihatçı tutuklandı. Bu arada Mebuslar Meclisi ise, sudan bir bahane ile kapatıldı (21 Aralık 1918). Padişah Vahdettin'in asıl amacı; eniştesi Damat Ferit Paşa'yı işbaşına getirmek olduğundan, Sadrazam Tevfik Paşa Hükümeti'ni istifaya zorladı. Bunu anlayan Tevfik Paşa da, 3 Mart 1919 tarihinde istifasını verdi.
D. Damat Ferit Hükümeti
Tevfik Paşa hükümetinin istifasıyla Padişah Vahdettin'in isteği gerçekleşti ve İttihatçılar'a olan düşmanlığı ve İngilizler'e olan hayranlığı ile bilinen Damat Ferit, yeni hükümeti kurmakla görevlendirildi. Bu dönemde, yalnızca İstanbul'da değil, aynı zamanda bütün Anadolu'da adeta bir İttihatçı avı başlatıldı. Damat Ferit, İttihatçı olarak nitelendirdiği bütün Kuva-yı Milliyecilere karşı sert önlemler almakta gecikmedi. İttihatçı olup da yakalananların bir bölümü; Ermeni göçü, görevini kötüye kullanmak ve yolsuzluk gibi türlü bahanelerle tutuklanırken, aralarında Ziya Gökalp'in de bulunduğu bir bölümü de, Malta'ya sürgün edildi. Damat Ferit, kendisine karşı çıkmayı "ihanet" olarak görmeye başladı. Ona göre; kendisi ve kayınbiraderi Vahdettin için tek kurtuluş yolu, İngiltere'nin yardımına sığınmaktı. Ona göre; Padişah Vahdettin, "Kurtuluş umudunu önce Allah'a daha sonra da İngiltere'ye" bağlamıştı.
Bu düşünce,
o günlerde Türklerin ne denli zor durumda olduğunu ve "Damat
Ferit Paşa"nın, Türk Milleti'nin hiçbir şey
yapamayacağına olan inançsızlığını da açıkça ortaya koymakta idi.